29 Ağustos 2015 - 02:07
Alevi Savarlıktan Alevi Severliğe

Erdoğan kendi döneminde, Alevi düşmanlığını aşikâr yaparken, Davutoğlu, Alevi-savarlıktan Alevi-severliğe an itibariyle geçmiş gibiydi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Oyundan ne zaman bıkılır! Çocukların sıkıntısı geçsin diye oyuncaklar alınır. Oyun bitince oyuncaklar bırakılır, ta ki tekrar sıkıntısı geçsin diye oynama hevesine kadar. Bu oyunda oyuncakların canı acımaz, çünkü oyuncaklar ölmez. Büyükler oyunlarını içsel sahte bir sözleşme yaparak başlatırlar. Oynamadan önce, plan ve hedef bellidir. Masumiyet ve samimiyet var mı demeyecek olmak daha iyidir! Siyasetin çatısı çöktü, insanlık içe patlıyor. Allah'ın adını sürekli kullanarak insanlığa yaranılmaz, gösterdiğiniz insanlıkla Allah'a yaranılır. Bir topluluğa ait inancı kullanarak siyasal esnaflık, siyaset simsarlığı yapılmaz. Çünkü esnaflıkta genellikle satış vardır. Vicdan atlaması olan bazı politikacılar, amaçlarına ulaşmak için oynadıkları oyuncaklarının yanında, birden ses tonları bir derviş edasına dönüşür. Oyun oynayanları anlarım da, ya bu ruhlarını yanlış yere sığdırmaya çalışan, olmadık hayaller için olmadık insanlarda gelecek arayan, olmadık insanları hayallerine sığdırmaya çalışan ve çok defa mucize arar gibi inanılmaz hevesle kilitlenmiş, ruhları ve bedenleri ölebilen oyuncaklara ne demeli.

Başbakan Davutoğlu, Çankaya'da Alevi ocak temsilcilerinden 15 kişi ile bir araya geldi. Davutoğlu "Şerleri def edelim" diyor. Bana göre Başbakanın Alevilerden üç önemli istekleri vardı: Erdoğan kendi döneminde, Alevi düşmanlığını aşikâr yaparken, Davutoğlu, Alevi-savarlıktan Alevi-severliğe an itibariyle geçmiş gibiydi. Ruhu dinginleşmiş tevatür bir sevimlilik yaratılmış insani kâmil aşamasına geçmeye iki santim kalmış gibiydi. Samimi bulmadım, amaç Alevileri düşünmek değil, Davutoğlu oy istemekteydi. Ayrıca, HDP’nin barajı aşmaması için mücadele ve IŞİD konusunda tıkanmışlıklarıydı. Alevi ocaklarının ocağına düştüklerini anlamakta hiç zorlanmadım. Politikacılar, lütfen çalışmalarınızı güncel politikaların rengine boyamayın. İnsanın gönlüne dokunamayan her şey sonunda başarısız olur.

Başbakan konuşmasında “Şimdilerde Alevi-Bektaşi geleneğinin tekrar tekrar keşfedilmesini, sizin üzerinizden yapılmasını önemli bir adım olarak görürüm” diyor. Şimdilerde tekrar tekrar neden keşfedilecekmişiz ve neden bizim üzerimizden yapılması gerekmiştir? Davutoğlu, Erdoğan’dan farklıyım, sizi çok seviyorum yalan söylüyorsam ölmüş nenem ölsün der gibiydi.2.cisi, katılımcılara, siz Türkmenlersiniz, Hacı Bektaşi Veli sizden hesap sorar. HDP’nin barajın altında kalması lazım, sakın HDP’ye oy verdirmeyin, yoksa bende gidiciyim. 3’cüsü, IŞİD konusunda tıkanmışlıkları, içinden çıkamaz olduklarından dolayı yardım istemekteydiler.

AKP’nin, Alevilerin ibadet etme hakları olan ibadet mekânlarına, ibadet biçimlerine cümbüş diyen ve Semah’ı bir folklor zanneden anlayışla baktıklarını, semahın, Yaratanla bütünleşme hali olan, Kur’an’da ki salat(dua, yakarış, niyaz) karşılığı olan, evrendeki tüm gezegenlerin döndüğünü sembolize eden, İlahi sırla bütünleşme olduğunu anlamamakta direnme içinde olmaları kendi mezhepsel bakışlarıyla ilgili problemleridir. Tüm yaratılmışlarla barışık olma inancındaki Alevilerden ellerin çekilmemesinin tek nedeni; Alevilerin, yanlışların alanlarını daraltmalarındandır. Dünya ve Evren sadece bazılarına tahsis edilmemiştir. Diyanet işleri Başkanı Tayyar Altıkulaç ‘Ben Aleviliği bilmiyorum’ diyordu. Arşimet suyun kaldırma kuvvetini bulmasaydı su kaldırmıyor mu olacaktı? Korkmayın ve kaygılanmayın hiçbir şey şimdikinden daha kötü olamaz…

Nurcan Öztürk